<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Kastamonu Forum</title>
		<link>http://otuzyedi.net/forum/</link>
		<description>Kastamonu Haber,Resim,Video,Arkadaşlık ve Paylaşım Platformu</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 18:44:24 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://otuzyedi.net/forum/images/styles/otuzyedi_02/misc/rss.jpg</url>
			<title>Kastamonu Forum</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Ramazan bayramınız kutlu olsun</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/ozel-gunler/28711-ramazan-bayraminiz-kutlu-olsun.html</link>
			<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 15:20:15 GMT</pubDate>
			<description>tüm islam aleminin ve otuzyedi.net ailesinin Ramazan bayramını kutlar mevlam sağlıklı sıhhatli nice bayramlara ulaştırması temennisiyle  
...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>tüm islam aleminin ve otuzyedi.net ailesinin Ramazan bayramını kutlar mevlam sağlıklı sıhhatli nice bayramlara ulaştırması temennisiyle <br />
<br />
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN <br />
<b><img src="http://img210.imageshack.us/img210/2897/bayram5bg7cr5zg0.gif" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
</b><font face="Arial Black"><font size="4"><b><br />
 <img src="http://www.tmresimler.com/data/media/982/5_2.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
</b></font></font><font face="Arial Black"><font size="4"><b><br />
 <br />
 <img src="http://img528.imageshack.us/img528/7519/11694710ut7.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
</b></font></font><font face="Arial Black"><font size="4"><b><img src="http://www.eglenin.net/kartlar/images/bayram2.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
</b></font></font><br />
 <font face="Arial Black"><font size="4"><b><img src="http://kandil.files.wordpress.com/2007/10/bayram_e-kart_1.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></b></font></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/ozel-gunler/">ÖZEL GÜNLER</category>
			<dc:creator>CİDE-GÜRENLİ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/ozel-gunler/28711-ramazan-bayraminiz-kutlu-olsun.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Nil vrüsü türkiyede.....</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/saglik-haberleri/28710-nil-vrusu-turkiyede.html</link>
			<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 10:29:13 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Sağlık bakanlığı'ndan şok açıklama* 
                 *Yunanistan'da 18 kişinin ölümüne neden  olan hastalık Türkiye'de!* 
              
          ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><i><b><font size="3"><font color="Black">Sağlık bakanlığı'ndan şok açıklama</font></font></b></i><br />
                 <i><b><font size="3"><font color="Black">Yunanistan'da 18 kişinin ölümüne neden  olan hastalık Türkiye'de!</font></font></b></i><br />
             <br />
                                         <br />
<br />
                  <i><b><font face="Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif"><font size="3"><font color="Black">Sağlık Bakanlığı,  Yunanistan'da 18 kişinin ölümüne yol açan Batı Nil virüsüne Türkiye'de  de rastlandığını açıkladı. <br />
<br />
Sağlık Bakanlığı Basın ve  Halkla İlişkiler Müşavirliği'nden yapılan açıklamada, ''Batı Nil Virüsü  enfeksiyonu vakalarına Türkiye'de de rastlanılmıştır'' denildi. <br />
<br />
Sağlık  Bakanı Recep Akdağ'ın konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenleyeceği  bildirildi <br />
<br />
BATI NİL VİRÜSÜ <br />
<br />
Batı Nil Virüsü, genellikle  kuşlarda görülüyor. Ancak insanları, atları, köpekleri, kedileri,  maymunları ve evcil tavşanları da etkilediği biliniyor. <br />
<br />
<br />
Birçok  ülkede bu virüsten kaynaklanan hastalık ya da ölümlerin verileri  tutulmuyor. Ancak ABD, bu verileri koruyor. 2009 yılında ABD'de 663  kişide bu virüstün görülürken, tanı konulamayan 302 kişinin de hastalık  belirtileri gösterdiği belirtiliyor. <br />
<br />
<br />
Virüsün görüldüğü  663 kişinin 30'u hayatını kaybetti. Bir diğer deyişle 2009 yılında  ABD'de Batı Nil Virüsü'nden ölüm oranı yüzde 4.5 oldu. Virüs, enfekte  olmuş bir sineğin ısırmasıyla bulaşıyor. <br />
<br />
<br />
Kesin bir bulgu  olmamakla birlikte gösterdiği semptomlar nedeniyle Büyük İskender'in  olası ölüm sebepleri arasında gösteriliyor. Virüs, ilk defa 1937 yılında  Batı Nil bölgesinde bulunan Uganda'da 37 yaşındaki hasta bir kadının  vücudundan çıkarıldığı için Batı Nil Virüsü olarak isimlendiriliyor<br />
alıntıdır...<br />
</font></font></font></b></i></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/saglik-haberleri/">SAĞLIK HABERLERİ</category>
			<dc:creator>TayLan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/saglik-haberleri/28710-nil-vrusu-turkiyede.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ev Dekorasyon</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/bayanlara-ozel/28709-ev-dekorasyon.html</link>
			<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 08:52:17 GMT</pubDate>
			<description>Bayanlara özgü gibi dursa da,herkesin rahatlıkla evinde kullanabileceği duvar yapıştırmalarıyla farklı dekorasyon  örnekleri oluşturulabilir. 
 
...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bayanlara özgü gibi dursa da,herkesin rahatlıkla evinde kullanabileceği duvar yapıştırmalarıyla farklı dekorasyon  örnekleri oluşturulabilir.<br />
<br />
<br />
<div align="center"><img src="http://www.duvardeko.com/imageupload/12027464/wandtattoo_12027464_mont.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
</div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/bayanlara-ozel/">BAYANLARA ÖZEL</category>
			<dc:creator>yagizzz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/bayanlara-ozel/28709-ev-dekorasyon.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Fıstıklı Tatil Köyü Armutlu.</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/gezelim-gorelim/28708-fistikli-tatil-koyu-armutlu.html</link>
			<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 07:49:14 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*E**vliya Çelebi, Seyahatnamesinde adı geçen bir koy, Armutlu'dan  bahseder... Armutlu adının "Armoda veya Armodies" sözcüklerinden geldiği ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><i><b><font size="3"><font color="Blue">E</font></font></b></i><i><b><font size="3"><font color="Blue">vliya Çelebi, Seyahatnamesinde adı geçen bir koy, Armutlu'dan  bahseder... Armutlu adının &quot;Armoda veya Armodies&quot; sözcüklerinden geldiği  sanılmaktadır. Bu sözcüklerin sözlük anlamlarına bakıldığında donanma  veya donanmaya gözcülük eden kimseler anlamına gelmektedir. Eski bir  yerleşim merkezi olan ilçe bir çok isim değiştirek, Armutlu adını  almıştır. Eski adlarından bazıları ise Enrutluk, Emrudili, Imrudili  olarak bilinmektedir. Bu şirin ilçenin eski bir geçmişe dayanması Evliya  Çelebi'nin ünlü Seyahatnamesinde 1050 senesine dayanan ve sefer ayının  9. gününe denk gelen satırlarında Mudanya ilçesine vardıklarını, oradan  bir gemi ile Bozburun iskelesine geldiklerini ve bir koydan söz eder.<br />
<br />
&quot;Armutlu  kasabası nahiyedir. Naib oturur. Subaşı Bursa Beyi tarafindan tayin  edilir. Kasaba düz bir sahrada; bağlı, bahçeli, etrafı Armut bahçeleri  ile süslü ve<br />
bakımlıdır. Onun için Armutlu derler. Üç yüz kadar  bakımlı evleri vardır ki, baştan başa kiremitle örtülüdür, Bir camii,  bir hamamı üç mescidi, bir hanı, on kadar da dükkanı vardır.<br />
<br />
Suyu  ve havası çok güzeldir... Bir gece orada misafir kalıp, sabahla beraber  gemicilerin haber vermesiyle acele kıyıya gelerek yine gemiye bindik.  Allah'a hamdolsun, hafif bir batı rüzgarıyla Bozburun girdabından  kurtulup yelkenleri açarak &quot;Katırlı&quot; adlı dağın dibinden &quot;Bozburun&quot;  denilen yerde &quot;Baba Sultan&quot; ruhuna fatiha okuduk. Elli mil denize açılıp  ilerlediğimiz vakit hava düzelerek ortalık süt liman oldu...&quot; ünlü  seyyah Evliya Çelebi Seyahatnamesindeki satırlarında bu şekilde  bahsetmektedir. Ayrıca tarihi bilgiler Armutlu'nun 1300'den daha  önceleri bir yerleşim merkezi olduğunu göstermektedir. Armutlunun  Osmanlı döneminde fethi ise 1320 yılı 2. Orhan zamanına rastlamaktadır.  Fetihten sonra Mudanya ve Tirilyeden getirilen Türkler Armutlu'da  yerleştirilmiştir. Türkler ve Rumlar Armutluda uzun bir süre birlik ve  beraberlik içinde yaşamışlardır. Cumhuriyetin ilani ile birlikte şirin  ilçe Armutluda bulunan Rumlar Yunanistan ve Türkiye'nin imzaladıkları  mübadele yolu ile Yunanistan'a, Yunanistan da bulunan Türklerde Türkiye  ye gelerek Marmara bölgesine dağılarak yerleşim yerleri  oluşturmuşlardır.<br />
<br />
Bu yerleşim yerlerinden biri olan Armutlu, göç  edenlerle Bozburun doğanın tüm renklerini içinde bulunduran altın sarısı  sahilleri ile<br />
Marmara Denizi'nin incilerinden bir olmuştur. Evliya  çelebi Seyahatnamesinin diğer satırlarında ise &quot;Bozburun iskelesi,  bakımlı bir iskeledir. Rüzgar almayan, akıntılı bir körfezde olduğundan,  gelen gemiciler girdaba düşerek beş on gün, yahut bir iki ay yatar,  denizin sakinleşmesini beklerler. İskele başında bir han , birkaç  misafirhane, küçük bir camii serif ile<br />
birkaç bakkal dükkanları var.  Başka bina eseri yoktur. Fakat dört bir tarafinda bağ bahçeleri çoktur&quot;  diye bahsetmektedir. Aynı dönemde Mudanya'dan getirilen Türkler ile o  yıllarda Rus<br />
istilasında olan Gürcistan'dan göç eden Gürcüler  Armutlu'nun yerlisi olarak bilinmişlerdir. Armutlu'nun kapsamlı bir  tarih araştırması yapılmamıştır.</font></font></b></i><br />
<br />
<br />
<a href="http://4.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK3txLgFQI/AAAAAAAAAks/uHQZ5AC9F7k/s1600-h/karaincir-f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1+k%C3%B6y%C3%BC.jpg" target="_blank"><img src="http://4.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK3txLgFQI/AAAAAAAAAks/uHQZ5AC9F7k/s400/karaincir-f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1+k%C3%B6y%C3%BC.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<a href="http://3.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK3gC8u4tI/AAAAAAAAAkk/f31kruWgKKQ/s1600-h/sahil.jpg" target="_blank"><img src="http://3.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK3gC8u4tI/AAAAAAAAAkk/f31kruWgKKQ/s400/sahil.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<a href="http://2.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK3RgkngFI/AAAAAAAAAkc/Se0X-APlX3Q/s1600-h/f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1+k%C3%B6y%C3%BC+gece.jpg" target="_blank"><img src="http://2.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK3RgkngFI/AAAAAAAAAkc/Se0X-APlX3Q/s400/f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1+k%C3%B6y%C3%BC+gece.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<a href="http://1.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK3HM54xLI/AAAAAAAAAkU/aJDL_rfQ-1M/s1600-h/f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1+i%C5%9Fletmeleri.jpg" target="_blank"><img src="http://1.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK3HM54xLI/AAAAAAAAAkU/aJDL_rfQ-1M/s400/f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1+i%C5%9Fletmeleri.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<a href="http://1.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK24tlqLpI/AAAAAAAAAkM/OJRN-Kfl_Q8/s1600-h/f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1+k%C3%B6y%C3%BC+g%C3%B6ztepe.jpg" target="_blank"><img src="http://1.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK24tlqLpI/AAAAAAAAAkM/OJRN-Kfl_Q8/s400/f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1+k%C3%B6y%C3%BC+g%C3%B6ztepe.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<a href="http://3.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK2uo0MazI/AAAAAAAAAkE/nO-8FIIoL2k/s1600-h/yal%C4%B1.jpg" target="_blank"><img src="http://3.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK2uo0MazI/AAAAAAAAAkE/nO-8FIIoL2k/s400/yal%C4%B1.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<a href="http://1.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK2m3N1AiI/AAAAAAAAAj8/wrsNaxsWGSs/s1600-h/f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1++k%C3%B6y%C3%BC+kavac%C4%B1k.jpg" target="_blank"><img src="http://1.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK2m3N1AiI/AAAAAAAAAj8/wrsNaxsWGSs/s400/f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1++k%C3%B6y%C3%BC+kavac%C4%B1k.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<a href="http://4.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK34nTF0HI/AAAAAAAAAk0/BZ_HwVgcNvI/s1600-h/kavac%C4%B1k+f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1+k%C3%B6y%C3%BC.jpg" target="_blank"><img src="http://4.bp.blogspot.com/_ABl7Fiz5bvk/SkK34nTF0HI/AAAAAAAAAk0/BZ_HwVgcNvI/s400/kavac%C4%B1k+f%C4%B1st%C4%B1kl%C4%B1+k%C3%B6y%C3%BC.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
alıntıdır</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/gezelim-gorelim/">GEZELİM GÖRELİM</category>
			<dc:creator>TayLan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/gezelim-gorelim/28708-fistikli-tatil-koyu-armutlu.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>hayatının 16 ayı ağlayarak geçiyor..</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/bayanlara-ozel/28707-hayatinin-16-ayi-aglayarak-geciyor.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 23:24:45 GMT</pubDate>
			<description>16 ay ağlıyor 
Hayatının 16 ayı ağlayarak geçiyor 
Resim: http://www.kadinvekadin.net/resimler/diger/kadinlar_16_ay_agliyor.jpg   
  
  
3 bin kadın...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>16 ay ağlıyor<br />
Hayatının 16 ayı ağlayarak geçiyor<br />
<img src="http://www.kadinvekadin.net/resimler/diger/kadinlar_16_ay_agliyor.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
 <br />
 <br />
<i>3 bin kadın arasından yapılan araştırmaya göre, kadınlar hayatlarının 16 ayını ağlayarak geçiriyor</i><br />
Özellikle, uzun süreli ilişkilerin bitmesi, kadınları en çok ağlatan olaylardan biri.<br />
Kadınlar erkeklere göre daha fazla ağlıyor. Bu süreç farklı nedenlere ve yaş gruplarına göre değişkenlik gösteriyor. Örneğin, 1 yaşındayken ortalama 3 saat ağlıyorlar. Bunun nedeni ise açlık ve eğlenmek istemek. 3 yaşına kadar ise bu süre 2 saate düşüyor ve genellike azarlandıkları ve düştükleri için ağlıyorlar.<br />
Ergenlik döneminde yani 19-20 yaşına kadar ise haftada yaklaşık 2 saat 15 dakika ağlıyorlar. Bunun en büyük nedeni ise salgıladıkları hormonlar, arkadaşları ve ailesi ile yapılan tartışmalar ve dışarı çıkma yasağı yüzünden ağlıyorlar.<br />
19-25 yaş arası ise göz yaşı döktükleri süre fazla değişiklik göstermiyor ve haftada ortalama 2 saatlerini ağlayarak geçiriyorlar. Bu dönemde kadınlar en çok duygusal filmlere ve ilişkilerinin bitmesine üzülüyor. Özellikle, uzun süreli ilişkilerin bitmesi, kadınları en çok ağlatan olaylardan biri.<br />
Son olarak 25 yaşından sonra ise duygusal sorunlar, kötü haberler duymak, sevdiği erkeği kaybetmek ve duygusal filmler, kadınları ağlatan en önemli nedenler arasında gösteriliyor.<br />
alıntı......................</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/bayanlara-ozel/">BAYANLARA ÖZEL</category>
			<dc:creator>şevval</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/bayanlara-ozel/28707-hayatinin-16-ayi-aglayarak-geciyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bayramda sindirim sorunları yaşamayın...</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/saglik-haberleri/28706-bayramda-sindirim-sorunlari-yasamayin.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 23:20:00 GMT</pubDate>
			<description>*Bayramda sindirim sorunları yaşamayın* 
  
Resim: http://www.kadinvekadin.net/resimler/diger/bayramda_sindirim_sorunlari_yasamayin.jpg   
  
 ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Bayramda sindirim sorunları yaşamayın</b><br />
 <br />
<img src="http://www.kadinvekadin.net/resimler/diger/bayramda_sindirim_sorunlari_yasamayin.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> <br />
 <br />
 <br />
<i>Ramazan ayında dinlenmiş olan midenizi bayramda çok zorlamayın.</i><br />
Uzmanlar, Ramazan Ayı boyunca dinlenen midenin, bayramla birlikte hızlı ve ağır beslenmeye geçmesinin sindirim sisteminde ciddi sıkıntılar oluşturabileceğini belirtiyor. <br />
 <br />
<b>Bayramda Midenizden Çekmeyin</b><br />
Ramazan ayı boyunca oruç tutan ve dinlenmiş bir sindirim sistemine sahip olan kişilerin, bayramda aşırı tatlı ve hızlı gıda tüketimine bağlı oluşabilecek mide rahatsızlıklarını önlemek için önerilerde bulunan Çamlıca Erdem Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Bülent Yaşar,&#8221; Bir aylık ramazan ayının sonunda oruç tutan pek çok kişi, sanki bu ayın intikamını alırcasına hızlı ve aşırı gıda tüketecek ve dinlendirilmiş bir sindirim sisteminin, birden ağır ve hızlı beslenmeye geçmesi ise midede ciddi sıkıntılara yol açacaktır.&#8221; dedi.<br />
<b>Reflü Hastalığınız Varsa Dikkat!</b><br />
Uzm. Dr. Bülent Yaşar, &#8220;Özellikle Reflü hastalığına sahip olan kişilerin beslenmelerine daha fazla dikkat etmeleri, bayramda baklava, börek, makarna, pastırma ve sucuk gibi hazmı zor gıdalardan kesinlikle kaçınmalı. Kola, taze sıkılmış portakal suyu, domates suyunu tüketmemeli, bunların yerine kompostoyu tercih etmeliler.<br />
Ayrıca aynı anda fazla miktarda alınan su, mide hacmini ve mide basıncını artırarak var olan reflüyü ağırlaştırır. Bu nedenle özellikle çok tatlı gıdalar tükettikten sonra aynı anda fazla miktarda su almaktan kaçınılmalıdır.<br />
Ramazan sonrası yeme alışkanlığındaki bu hızlı değişimler, reflü hastalarının yanında, midelerinde hiç bir sıkıntı olmayan kişilerinde; mide yanmaları, mide krampları, aşırı şişkinlik ve gaz gibi pek çok sorunla karşılaşmalarına ve bu kişilerin bayram boyunca hasta geçirmelerine sebep olacaktır.&#8221; dedi.<br />
<b>Bayramda Nasıl Beslenilmeli?</b><br />
Sağlıklı bir bayram geçirebilmek için tavsiyelerde bulunan Uzm. Dr. Yaşar, ramazanda oruç tutan hastaların, bayramda yemeklerini yavaş yavaş, küçük lokmalar şeklinde, öğünlerini daha sık ancak daha çok küçük porsiyonlar halinde yemelerini, bol sıvı tüketmelerini, tatlı tüketiminin fazla olduğu bayramlarda, yağlı, hamurlu gıdaları ve tatlıları aynı anda tüketmemelerini, hamur işi yerine sütlü ve hafif tatlıları tercih etmelerini ayrıca tatlıları yemekten birkaç sonra tüketmelerini ve spora ara vermemelerini önerdi<br />
alıntı....................</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/saglik-haberleri/">SAĞLIK HABERLERİ</category>
			<dc:creator>şevval</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/saglik-haberleri/28706-bayramda-sindirim-sorunlari-yasamayin.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Hips Dont Li - Şhakira Konseri</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/video-klipler/28705-hips-dont-li-shakira-konseri.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 14:27:55 GMT</pubDate>
			<description>*Hips Dont Lie - Shakira Konseri 
*  
 
http://www.dailymotion.com/swf/video/x2330q?additionalInfos=0</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size="4"><font color="Blue"><i><b>Hips Dont Lie - Shakira Konseri<br />
</b></i></font></font> <br />
<br />
[FLASH]http://www.dailymotion.com/swf/video/x2330q?additionalInfos=0[/FLASH]</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/video-klipler/">VIDEO KLİPLER</category>
			<dc:creator>TayLan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/video-klipler/28705-hips-dont-li-shakira-konseri.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tersinim Teorisiyle İlgili Sorular ve Cevapları</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/28703-tersinim-teorisiyle-ilgili-sorular-ve-cevaplari.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 07:35:49 GMT</pubDate>
			<description>Tersinim Teorisiyle İlgili 
                            SORULAR VE CEVAPLARI 
 
 
 
Soru - 1- Tersinim nedir? 
Cevap-1- Tersinim enerji giriş ve...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><br />
<br />
<font face="Book Antiqua">                             Tersinim Teorisiyle İlgili</font><br />
<font face="Book Antiqua">                            SORULAR VE CEVAPLARI</font><br />
<br />
<br />
<br />
<font face="Book Antiqua">Soru - 1- Tersinim nedir?</font><br />
<font face="Book Antiqua">Cevap-1- Tersinim enerji giriş ve çıkışları sonucu oluşan değişimlerdir. Bunlara <b>&#8220;tersinimsel değişimler&#8221;</b> denilir. Düzen sahibi sistemlerde tersinimsel değişimler sistem ayrıntılarının, hassaslığının çokluğu, enerjinin çeşitliliği, gücü ve zamanla doğru orantılı olarak azalır veya çoğalır. </font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua">Soru - 2- Tersinim tüm varoluş için geçerli midir?</font><br />
<font face="Book Antiqua">Cevap-2- Evet, tersinim canlı cansız tüm var oluş için geçerlidir. Evrenimiz genişlemekte, temel madde olan hidrojen gazı gitgide azalmaktadır. Hidrojenin ve diğer maddelerin değişimi birer tersinim olayıdır.</font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua">Soru - 3-Evren çökecek mi?</font><br />
<font face="Book Antiqua">Cevap-3- Dengelerin bozulması durumunda evrenin içe doğru çökeceği tahmin edilmektedir. Enerji giriş ve çıkışının bitmesi tersinimin de sonu, bir bakıma maddenin ölümü demektir. Maddenin ölümü ulaşabileceği en ağır şekli, pasivize edilmiş halidir.</font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua">Soru - 4- Canlılıkta tersinim var mı?</font><br />
<font face="Book Antiqua">Cevap-4- Canlılıkta tersinim çok güçlü bir şekilde gözlemlenir. Fakat canlılar varoluşlarında sahip oldukları korunma, savunma, bağışıklık <acronym title="vBulletin">vb</acronym>. gibi sistemlere tersinimsel etkileri en aza indirmeye çalışırlar. Fakat sıfıra indirmek mümkün değildir. Sonuçta canlılar tersinimden az ya da çok etkilenirler yani ihtiyarlarlar. İhtiyarlamada yeninin eskimesi gibi doğal bir tersinimdir.</font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua">Soru &#8211; 5-Tersinimle evrim arasındaki fark nedir?</font><br />
<font face="Book Antiqua">Cevap-5-Tersinim teorisine göre tersinimsel değişimlerin canlıların üzerindeki etkisi negatiftir, gerileme yönündedir. Evrim ise bilindiği gibi canlıların zaman içinde geliştiklerini iddia eder. Tersinimle evrim anlam olarak birbirinin tam karşıtıdır.</font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua">Soru - 6-Tersinim teorisini kanıtları nedir?</font><br />
<font face="Book Antiqua">Cevap-6-Tersinim teorisi tüm doğal kanun ve ilkelerle uyum içindedir. Hiç biriyle çelişmez. Bu nedenle tüm doğal kanun ve ilkeler tersinim teorisinin kanıtları olur.</font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua">Soru - 7-Mutasyon nedir?</font><br />
<font face="Book Antiqua">Cevap-7-Mutasyonlar dış etkenlerin canlılar üzerinde yaptıkları değişimlerdir. Eğer canlılar mutasyonlardan faydalanma mekanizmalarına sahip değillerse mutasyonların hepside tersinime neden olurlar.</font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua">Soru - 8-Doğal elenme nedir?</font><br />
<font face="Book Antiqua">Cevap-8-Canlılar sahip oldukları mekanizmalarla yapılarını tersinimsel değişimlerden korumaya çalışırlar fakat tam anlamıyla başaramazlar. Bu nedenle tersinimsel değişimlerin etkisi farklıdır. Kimi canlılar yaşam avantajlarını büyük ölçüde kaybedebilirler. Ekolojik sistemde yaşam avantajlarını kaybeden canlılar elemine edilir. Buna doğa elenme denilir.Diğer ifade le canılar arsındaki mücadele yaşam avantajlarını kaybedip kaybetmeme mücadelesidir.</font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua">Soru - 9-Canlılar arasında bitip tükenmek bilmeyen yaşam savaşımı var?</font><br />
<font face="Book Antiqua">Cevap-9-  Kesinlikle hayır. Her canlı ekolololji dediğimiz büyük düzenin parçasıdır. Her birinin bu düzende bir görevi vardır. Tüm canlılar bir savaştan çok tam bir dayanışım içindedirler.  </font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua">Soru - 10-Tersinim DNA bilgilerin etkiler mi?</font><br />
<font face="Book Antiqua">Cevap-10-Güçlü tersinimsel etkiler DNA bilgilerini etkileyip bozabilir. Bu nedenle diğer nesillere aktarılır. Devam ederse sonuçta türün en zayıf ırkı ortaya çıkar. Bu durum genelde dar alanda tersinimsel değişimlerin sonucudur.</font><br />
<br />
</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/">İLGİNÇ HABERLER</category>
			<dc:creator>Tersinim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/28703-tersinim-teorisiyle-ilgili-sorular-ve-cevaplari.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tevrim Teorisi ve Tersinim Teorisi</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/28702-tevrim-teorisi-ve-tersinim-teorisi.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 07:34:20 GMT</pubDate>
			<description>*                    EVRİM TEORİSİ VE TERSİNİM TEORİSİ* 
  
*      Henüz doğruluğu kanıtlanmamış, kanıtlanması da hayli şüpheli bir teoriyi insan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><br />
<b><font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">                    EVRİM TEORİSİ VE TERSİNİM TEORİSİ</font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">      Henüz doğruluğu kanıtlanmamış, kanıtlanması da hayli şüpheli bir teoriyi insan aklının bir zaferi gibi takdim etmek en hafif tabiriyle bilimsel tarafsızlığa görmezlikten gelmek, taraf tutmaktır. Evrim teorisi temelini teşkil eden bir canlı hücresinin rastlantılarla nasıl oluştuğu sorusunu bile tatmin edici bir cevap verememektedir. Bu konudaki verdiği cevaplar bilimin gerektirdiği deney ve gözlemlerle sınanarak ortaya koyma yerine derin bir hayal gücüne dayanır.<br />
     Gerçektende evrim teorisinin kurgulanma yöntemi de hatalıdır. Doğruluğu kuvvetle inanılan; bir canlı hücresinin rastlantılarla meydana geldiği, zamanla evrimleşerek bu gün hayranlıkla görüp incelediğimiz canlılar dünyasını meydana getirdiği temel varsayımına dayanır.<br />
     Temel varsayım en baştan doğru kabul edildiğinden ayrıntılar buna uygun yorumlanır. Gerektiğinde en bilinen ve tartışılmayan doğal kanun ve ilkeler bile görmezlikten, bilmezlikten gelinir. Hiç bir zaman temel varsayımın yanlış olabileceği düşünülmez. Bunun nedeni ise temel varsayımın doğru olduğunu kabul etme mecburiyetidir.<br />
     Bir bakıma gidilmesi gereken mecburi istikamettir.<br />
     Tersinim teorisi doğruluğu kuvvetle inanılan bir varsayım yerine bilimsel bulguların ortaya koyduğu sonuçların sentezlerini temel alır. Bu nedenle karşıtı gibi görünen teorilerin doğruları ve temelleri tersinim teorisinin doğruları ve temelleri olur. Örneğin maddenin sakımı kanunu, entropi kanunları, canlıların zaman içinde değişmesi, mutasyonlar, varyasyonlar, doğal seleksiyon tersinim teorisinin bilimsel bulgulara uygun yorumlanmış mekanizmalarıdır.<br />
      Bilimsel bulgular enerji girişleri ve zamanın düzen sahibi sistemlerde bozuma (tersinime) neden olduğu sonucuna ulaşmıştır. Bu sonuçlar entropi kanunları ve bozmanın kolay yapmanın zor olduğu ilkesiyle de tamamen örtüşür.<br />
       Tersinim düzen sahibi sistemlerde bozunum diğerlerinde değişim anlamına gelir. Zaman içinde canlılardaki değişim tersinim yönündedir.<br />
      Mutasyonlar gen bilgilerini etkilemiş ise diğer nesillere aktarılır. Mutasyonlar daima tersinim yönündedir. Bu nedenle canlılarda gelişim değil bozunum (tersinim) söz konusu olur.<br />
       Tersinim için bilgi, irade ve uzun zaman gerekli değildir. Kaba güç (enerji girişi) yeterlidir. Bu nedenle evrim için şart olan ara format canlılarının varlığı tersinim için gerekli değildir.<br />
       Her canlı türünün mükemmel var edilmiş bir arı ırkı vardır. Diğer tür ve çeşitler arı ırkın tersinimi sonucu oluşur. Buna göre maymunlar insanların tersinimi sonucu oluşabilir. Bu konuda gözlemlenmiş somut deliller vardır.<br />
       Doğal seleksiyon canlıların savunma korunma mekanizmalarıyla var edilişlerindeki mükemmel yapılarını koruma ve nesillerini devam ettirme gayretlerinin sonucudur.<br />
      Canlılar arasında bitip tükenmek bilmeyen bir yaşam savaşı yerine ekolojik düzen dediğimiz mükemmel bir dayanışma vardır.<br />
Tersinim teorisi tamamen bilimsel sonuçlarla ayrıntılanmıştır ve her zaman eleştirilere açıktır.</font></font></font></b><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/">İLGİNÇ HABERLER</category>
			<dc:creator>Tersinim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/28702-tevrim-teorisi-ve-tersinim-teorisi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tersinim Teorisi ve Doğal İlkeler</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/28701-tersinim-teorisi-ve-dogal-ilkeler.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 07:32:35 GMT</pubDate>
			<description>TERSİNİM TEORİSİ VE DOĞAL İLKELER 
 
Varoluş dediğimiz muazzam sistem tam bir düzen içindedir. Nice milyar yıllardan beri değişmeden var ve işler...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">TERSİNİM TEORİSİ VE DOĞAL İLKELER</font></font></font><br />
<br />
<font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">Varoluş dediğimiz muazzam sistem tam bir düzen içindedir. Nice milyar yıllardan beri değişmeden var ve işler olan doğal kanun ve ilkeler bu düzenin inkâr edilemez kanıtlarıdır. Düzensizliklerde kanun ve ilkeler bulunmaz. Bu nedenle düzensizdirler. Kanun ve ilkelerin ortaya konulması, işlerlik kazanması bilgi, irade ve kudret üçlemesinin ürünleridir. Doğal kanun ve ilkeler pek çoktur. Pek çoğu hakkında henüz bilgimiz bulunmamaktadır. Aşağıda evrim ve tersinimle ilgili bir kaçından bahsedeceğiz. Teorilere uygunluğu konusunu okuyucuya bırakıyoruz. </font></font></font><br />
<br />
<font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="red">Düzenleri (sistemleri) bozmanın kolay, yapmanın zor oluşu ilkesi:</font> Bir şeyi yapmak, ortaya koymak her zaman zordur. Eser ne kadar ayrıntılı, hassas ve kompleks ise ortaya koymak o kadar güç olur. Ortaya konulan eserleri bozmak ise son derece kolay ve basittir. Eğer o düzen ya da yapı ayrıntılı ve hassas bir komplekslik gösteriyorsa bozmak o kadar kolay olur. Bir bakıma eserlerdeki incelik, hassaslık ve komplekslik yapmakla doğru, yıkmakla ters orantılıdır.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Book Antiqua">Bir sanatkâr yıllar süren çabalarla göz nuru dökerek bir eser örneğin bir heykel meydana getirir. Bu sanat eserini bozmak için bilinçsizce yapılacak bir darbe yeterde artar bile. Yıllar süren emek ve çabalarla sırçadan bir saray yapabilirsiniz ama atılacak bir taş bu sırça sarayı kırıp yıkmaya yetecektir.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Book Antiqua">Nice mühendislerin, işçilerin yıllarca emek, güç ve zaman harcayarak ortaya koyduğu mükemmel planlanmış bir şehri bir deprem ya da bir kıvılcım bir kaç dakika, bir kaç saat içinde yerle bir edebilir. Bir bakıma bir eser ortaya koyabilmek için bilinç, bilgi, kudret ve yeterli zaman gerekli olduğu halde bozup yıkmak için kaba kuvvet ve kısa süreçler yeterlidir. </font></font></font><br />
<font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">Termodinamiğin ikinci (entropi) kanunuyla bozmanın kolay, yapmanın zor olduğu ilkesi rastlantıların örneğin canlılık gibi basite indirgenemez kompleks oluşumları meydana getirebileceğini savunan materyalizm ve uzantısı olan teorilerin önünde diğer doğal kanun ve ilkelerle birlikte aşılması mümkün ol-mayan sıra dağlar gibi durmaktadır. Materyalizm ve uzantısı olan teorilerin bu konuda canlı yapılarının basite indirgenemez kompleks yapılarını inkar etmek-ten başka seçenekleri yoktur. </font></font></font><br />
<br />
<font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="red">Kompleks düzenlerin oluşumunda bilgi, irade ve gücün gerekliliği ilkesi:</font> Düzenleri yapmanın zor; yıkmanın kolay olduğu ilkesi aynı zamanda (düzenlerin bir amaca yönelik olması gerektiği göz önüne alındığında) yeterli bilginin, gücün ve her ikisini amaca uygun harekete (eyleme) geçiren bir iradenin olması gerektiği gerçeğini ortaya koyar. Diğer ifade ile bir yapıda bir amaç ve bu amaca uygun düzenlilik varsa o yapı bilgi, güç ve iradenin eseridir. Asla rastlantılar sonucu değildir. </font></font></font><br />
<font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">Örneğin bir çölde güneş, rüzgâr gibi doğal etkenler art arda dizilmiş estetik görünümlü, göz zevkimizi okşayan minik tepecikler, şekiller meydana getirebilir. Art arda dizilişlerine ve estetik görünümlerine bakarak bu oluşumların bir düzenlilik (bir eser) olduğu iddia edilebilir. Fakat bu oluşumlar bir amaca yönelik değildir. Eser sahibi olması gereken doğal etkenler estetik görünüşlü tepecikler meydana getireceklerini bilmezler, bu amaç için hareket etmezler.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Book Antiqua"><font color="black">Örneğin çölde esen rüzgârların dört bir yanı kavuran güneş ışıklarının radyasyonların zaman içinde estetik görünümlü tepecikler oluşturduğunu gördüğümüz ve bildiğimiz halde aynı etkenlerin estetik görünümlü tepeciklerin ardından evleri, sarayları, yolları, kö<acronym title="Google Page Ranking">pr</acronym>üleri, fabrikaları, enerji santralleri olan modern ve güzel bir şehir meydana getirebileceğini hiçbir zaman düşünmeyiz. Bunun nedeni ise bu tür oluşumların bir amaca yönelik kompleks sistemler oluşudur.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Book Antiqua"><font color="black">Bilinç dışı rastlantısal etkenler estetik görünümler verdikleri yerleri rahatlık-la kirletip bozabilirler. Çünkü bunlar tıpkı modern bir şehri yerle bir eden depremler gibi kontrolsüz kaba güçler gibidir. Bu nedenle ortaya çıkan oluşumlar gözlere okşayan estetik görünümde olsalar dahi bilgi, güç ve irade üçlemesinin sonucu olmadığından eser değildir. </font></font></font><br />
<font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">Fakat aynı çölde basit bir kulübe, çadır ve hatta üst üste konulmuş taş yığınlarından ibaret harabeler görsek; estetik olmasalar, göz zevkimizi hitap etmeseler bile bunların emek, bilgi ve irade üçlemesiyle meydana getirildiğini, rastlantılar sonucu oluşmadığını biliriz. Bu konuda en küçük şüphemiz olmaz. Fakat estetik görünümlü tepecik dizimleri için aynı şeyi düşünüp söyleyemeyiz.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Book Antiqua"><font color="black">Sonuçta şunu belirtmek istiyoruz. Eğer bir oluşumda bir amaç ve bu amaca uygun düzenlilik ya da düzenlilikler varsa o oluşum bilgi, güç, irade, madde ve zaman beşlemesinin sonucudur. Asla rastlantıların eseri değildir.</font></font></font><br />
<br />
 <br />
<font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="4"><font color="red">Doğa Gücü ya da Tabiat Ana&#8230;Eserlerin Eser Sahibi Olamayacağı İlkesi:</font> Materyalizm varoluşta bilgi, kudret ve irade sahibi bir Yaratıcının varlığını ret ve inkâr eder. Fakat varoluş ret ve inkâr edilemeyen bir düzenlikler bütünlüğüdür. Bu bütünlüğe ekoloji diyoruz. </font></font></font><br />
<font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="4">Düzenlilikler ise kurallar ve yasalar sonucudur ve bir amaca yöneliktir. Düzenlerin düzenliliği ise yasaların, kuralların eksiksiz işlemesine bağlıdır. En küçük bir hata ya da aksaklık bu muazzam makineyi durdurabilir. Bu nedenle kuralların, yasaların işlemesi son derece karmaşık, kompleks ve şaşırtıcı bir oto kontrol sistemiyle yapılır. Hiç bir şey rastlantıya bırakılmamıştır. Hiç bir şeyin rastlantıya bırakılmaması devrede eyleme geçmiş bir iradenin varlığını açık şekilde gösterir. İnkar etmek ya da etmemek bu gerçeği değiştirmez.</font></font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="4"><font color="black">Materyalizm bu sistemsel bütünlüğe Doğa Gücü ya da Tabiat Ana der. Materyalizme göre doğa gücü doğal kuralların, yasaların bileşkesidir. Bu nedenle doğaüstü bir güç değildir. Belki de doğanın ta kendisidir.</font></font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="4"><font color="black">Gerçek ise ifade edilmek istenen doğa gücünün ekolojik düzenin bir sonucu olduğudur. Ekolojik düzen ise madde ve yaşam dünyasını içine alan yaşamsal uygunluklarla kurulmuş kompleks düzenlerin, sistemlerin bütünlüğüdür. Yaşamın varlığına ve devamlığına yöneliktir. </font></font></font><br />
<font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="4">Termodinamiğin ikinci kanuna göre zaman düzenleri düzensizleştirir, kar-maşa ve anarşi oluşturur. Bu nedenle eğer bir yerde bir amaç; bu amaca uy-gun düzenler, düzenlilikler varsa bilgi, kudret ve irade üçlemesi de var demek-tir.</font></font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="4"><font color="black">Doğa gücü konulmuş kural ve yasaların bileşkesi (sonucu) olduğundan kendini meydana getiren yasaların, kuralların oluşturucusu, koyucusu olamayacağı açıktır. Hiç bir şey rastlantılarla kendi kendini meydana getiremez. Doğa gücü ve varoluşun dışında bilgi kudret ve irade sahibi bir Varlık gerekir. Bu nedenle eserler eser sahibi değildir. Eser sahibi eserin dışındadır, eserden başkadır. </font></font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="4">Gerçeklerin Birbirleriyle Çelişmeyeceği İlkesi: Varoluş muazzam bir büyüklük ve bütünlük içindedir, çeşitli kanun ve ilkelerle korunup idare edilir. Bu kanun ve ilkeler &#8220;genişim evresinin&#8220; (Planck dönemi) ilk anlarından itibaren kademeli olarak devreye girmiş, değişmeden yaklaşık on dört milyar yıldan beri etkinliğini sürdürmektedir.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="4">Düzen ve sistemleri kontrol edip sürdüren kanun ve ilkelerin oluşu aynı zamanda &#8220;düzen ve sistemleri oluşturan bir iradenin&#8221; de var olduğunu gösterir. Bunun neden ise düzen ve sistem sahibi oluşumların birer eser olduklarıdır. Eserler ise bilgi, irade, güç, madde ve yeterli zaman beşlemesinin sonuçlarıdır. Asla rastlantısal değildir.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="4">İlginç olan ise binlerce olan bu kanun ve ilkelerin asla birbiriyle çelişmemesi, birinin yaptığını diğerinin bozmamasıdır. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="4">Öne sürülen teorilerin doğru ve yanlışlıkları bu kanun ve ilkelere uyumlu olup olmadıklarına bakılarak kolaylıkla tespit edilebilir. Eğer bir teori doğal kanun ve ilkelerle çelişiyorsa temelden çürük, gerçek dışı demektir.</font></font><br />
<br />
<br />
<br />
</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/">İLGİNÇ HABERLER</category>
			<dc:creator>Tersinim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/28701-tersinim-teorisi-ve-dogal-ilkeler.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>TersinimTeorisi Mekanizmaları</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/28700-tersinimteorisi-mekanizmalari.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 07:29:13 GMT</pubDate>
			<description>*                      TERSİNİM TEORİSİ MEKANİZMALARI* 
 
*      Tersinim teorisinin belli başlı mekanizmaları özetle şunlardır. 
       ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">                      TERSİNİM TEORİSİ MEKANİZMALARI</font></font></font></b><br />
<br />
<b><font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">      Tersinim teorisinin belli başlı mekanizmaları özetle şunlardır.<br />
        <font color="red">1)-Tersinimsel değişim:</font> Tersinim teorisi varoluşu canlılık ve cansızlık olarak ayırmaz bir bütün olarak kabul eder. Entropi kanunları ise doğal şartlara bırakılmış düzen sahibi sistemlerin zaman içinde bozuma (tersinime) uğrayacağını düzenlerin düzensizliğe gideceğini belirtir. </font></font></font></b><br />
<b><font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">       Maddeler moleküllerden, moleküllerde atomlardan oluşur. Atom ve moleküller ise sistem ve düzen sahibi oluşumlardır. Maddeler de doğal şartlarda ve zaman içinde değişimler gösterir. Örneğin bir granit kaya zamanla çürür kimi metaller oksitlenir.<br />
      Daha kompleks düzen sahibi cansız oluşumları örneğin son model bir arabayı doğal şartlara bıraktığınızda kullanmadığınız halde ciddi şekilde tersinimsel değişime uğradığını (bozulduğunu) görürsününüz. Tersinimsel değişim düzen sahibi sistemlerin kompleksliği ve zamanla doğru orantılıdır.</font></font></font></b><br />
<b><font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3"><br />
        <font color="red">2)-Canlılarda tersinimsel değişim:</font> Canlılarda tersinimsel değişimler evrim teorisinin mutasyonları karşıtıdır ve negatif değişimi ifade eder.<br />
Tüm canlılar basite indirgenemez kompleks sistemlerin bütünsel kurgusudur. Dolaysıyla tersinimsel değişimlerden daha çok ve daha güçlü etkilenirler. Canlılar bu etkilerden varedilişlerinde kendilerine eksiksiz verilmiş savunma mekanizmalarıyla korumaya bu etkileri en aza indirmeye çalışırlar.<br />
Tersinimsel etkiler gen bilgilerini etkilemiş ise bozunumlar diğer nesillere aktarılır. Bu da canlıların zaman içinde tersinim göstermesi demektir.<br />
<br />
       <font color="red">3)-Doğal elenme (elenim):</font> Doğal elenme evrim teorisinin doğal seleksiyon mekanizmasının tersini ifade eder.<br />
Doğal seleksiyon zaman içinde diğerlerine göre daha çok evrimleşen canlıların diğerlerini elemine ettiğini hayat sahnesinden sildiğini bu yolla evrimleş-menin gerçekleştiğini savunur. Tersinim teorisine göre bu oluşum tam tersinedir.<br />
Canlılar mükemmel ve eksiksiz var edilmişlerdir. Fakat tersinim sonucu kimi yaşam avantajlarını azaltabilirler yada tamamen kaybedebilirler. Yaşam avantajlarını azaltanlar (örneğin ihtiyarlayanlar hastalar) gerektiği kadar sahip olamayanlar (örneğin gerektiği gibi korunamayan yavrular) yaşam avantajlarını tamamen kaybedenler (örneğin bacakları kırılmış hayvanlar kanatları kırılmış kuşlar) ekolojik sistem içinde elemine edilirler. Avantajlarını koruyabilenler yaşamlarını devam ettirir. Elenenler bu avantajlarını zayıflatanlar ya da kaybedenlerdir. Doğal elenme (elenim) budur.<br />
<br />
       <font color="red">4)-Tersinimsel çeşitlenme:</font> Tersinimsel değişimler çeşitlidir. <br />
Bunun nedeni canlıların yaşamsal şartlarının farklı olabilmesidir. Eğer tersinimsel değişim-lerden bir kısmı gen bilgilerine etkilerse ayrıntı yönünden atalarından farklık bireyler oluşur. Buna tersinimsel çeşitlenme denilir. Örneğin mavi ya da yeşil gözlülük ten rengi farklılıkları tersinimsel çeşitlenme sonuçlarıdır.<br />
5)-Dar alanda tersinimsel çeşitlenme: Evrim teorisinin allopatrik varyasyon teriminin karşılığıdır. Genelde dar bir alanda sıkışıp kalmış türdeşleriyle bağlantıları kopmuş küçük topluluklarda meydana gelir. Bu topluluklarda yakın akraba evlilikleri yaygındır. Yakın akraba genlerinde ise farklılıklar az benzerlikler çoktur. Yavrular anne ve baba genlerinin karışımları olduğundan kombinasyonu zenginliği oluşmaz. Benzerlikler çoğalır ve diğer nesillere aktarılır. Dolaysıyla gen rahatsızlıkları daha kolay diğer nesillere geçer.<br />
       Bu tür toplumlarda tersinimsel değişimler (negatif değişimler) son derece güçlü ve çeşitlidir.<br />
</font></font></font></b> <br />
<b><font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">      <font color="red">6)-Seksüel seçilim:</font> Evrim teorisi dişilerin gösterişli erkekleri seçtiklerini bu erkeklerin döllerini diğerlerine göre diğer nesillere daha kolay daha çok aktardıklarını savunur ve bu seçimi evrim mekanizmalarından biri sayar.<br />
Fakat irade sahibi olmayan bu tür canlıların güzelle çirkini nasıl ayırt ettikleri güzelliklerden zevk alabilme melekesini nasıl sahip oldukları konusunda her-hangi bir bilgi veremezler kanıt da gösteremezler.<br />
      Tersinim teorisi bu konuda güzelliğin gençlik sağlık güç, kuvvet sembolü olduğunu dişi bir hayvanını sadece bunu anladığını nesillerini güçlü bireyler-le aktarma isteği ve içgüdüsüyle güzel erkekleri seçtiğini söyler ve kabul eder.<br />
Her zaman olduğu gibi evrim teorisi doğal bir içgüdünün sonucu olan bu olayı kendi görüşüne uygun yorumlamayı tercih etmiş teorilerine bir evrim mekanizması olarak koymuştur. Bu doğal olayın evrimle uzaktan yakından ilişkisinin olmadığı sadece varoluşlarında kendilerine verilen mükemmel yapılarını diğer nesillere aktarma içgüdüsünün doğal bir sonucu olduğu açıktır. </font></font></font></b><br />
<b><font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">Yeri ve sırası geldiğinde teorimiz hakkında bilgi vereceğiz. Görüş ve eleştirileriniz çabalarımızı artıracak ufkumuzu genişletecektir.</font></font></font></b><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/">İLGİNÇ HABERLER</category>
			<dc:creator>Tersinim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/28700-tersinimteorisi-mekanizmalari.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tersinim Teorisi Tanıtımı</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/28699-tersinim-teorisi-tanitimi.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 07:25:43 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[TERSİNİM TEORİSİ TANITIMI 
 
       Tersinim teorisi Türk düşünür ve yazarlarından Hüdai ÇAKMAK&#8217;ın ortaya attığı teoridir. Teorinin kurgulayıcısı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font color="black"><font face="Arial"><font face="Book Antiqua"><font size="4">TERSİNİM TEORİSİ TANITIMI</font></font></font></font><br />
<br />
<font color="black"><font face="Arial"><font face="Book Antiqua"><font size="4">       Tersinim teorisi Türk düşünür ve yazarlarından Hüdai ÇAKMAK&#8217;ın ortaya attığı teoridir. Teorinin kurgulayıcısı Hüdai ÇAKMAK bu konuda şunları yazıyor.</font></font></font></font><font face="Arial"><br />
<font size="4"><font face="Arial"><font color="black">        -Varoluş insanoğlunun var edildiği ilk anlardan beri ilgisini çekmiş, konusunda pek çok teoriler üretilmiştir. Bu teoriler çok ve çeşitli olmasına rağmen varoluş bir yaratıcının eseridir ya da değildir, rastlantılarla oluşmuştur cevaplarına uygun olmak üzere iki büyük grupta toplanır. Bir teori gerçek olduğu kuvvetle inanılan bir varsayım üzerine kurulur, ayrıntılanır ve kanıtlanmaya çalışılır. Ulaşılan bilimsel sonuçlar genelde doğru olduğu kuvvetle inanılan varsayıma uygun olarak yorumlanır. Temel varsayımın yanlış olabileceği hiç bir zaman düşünülmez. Bu da bilimin olması gereken tarafsızlığına gölge düşürdüğü gibi pek çok hata ve yanlışlara yol açar, teorileri bilim dışına iter. Örneğin evrim teorisinin doğruluğu kuvvetle inanılan varsayımı milyonlarca tür ve cinste olan tüm canlıların rastlantılarla oluşmuş bir canlı hücresinin zamanla evrimleşmesi sonucu oluştuğudur. Bir evrim teorisi taraftarı hiç bir zaman bu temel varsayımın yanlış olabileceğini düşünmez. Bilimsel bulguları bu temel varsayıma uygun yorumlanmaya çalışır. Bu yorumların temel kanun ve ilkelerle çelişip çelişmediğine pek dikkat etmez. Kimileri görmezlikten, bilmezlikten gelinir.</font></font></font><br />
<font size="4"><font face="Arial"><font color="black">       Tersinim teorisinin kurgulanma yöntemi bu uygulamanın tamamen tersidir. Önce bilimsel sonuç daha sonra ulaşılan sonuca göre varsayım ilkesine dayanır. Bu nedenle bilimin ortaya koyduğu tüm kanun ve ilkelerle uyumludur, hiç biriyle çelişmez. Tersinim teorisi herhangi bir teoriye karşıt ya da destek olmak amacıyla ortaya konulmuş değildir. Tamamen kendine özeldir.</font></font></font><br />
<font size="4"><font face="Arial"><font color="black">      Tersinim teorisi maddenin sakımı, entropi, yapmanın zor bozmanın kolay olduğu ilkesi gibi tüm doğal kanun ve ilkeleri temel alır. Karşıtı olan diğer teorilerin bilimsel yöntemlerle doğruluğu onaylanmış esaslarını da temel almaktan çekinmez. Bu nedenle tersinim bilim dışına kaymadığı gibi konusundaki tüm teorilerin bilimle doğrulanmış temellerinin birleştiği bir sentez durumundadır.</font></font></font><br />
<font size="4"><font face="Arial"><font color="black">      Tersinim teorisi özet olarak bilimsel araştırmaların sonuçları olan şu esasları temel alır. </font></font></font></font><br />
<font color="black"><font face="Arial"><font face="Book Antiqua"><font size="4"><b>       1)-Enerji girişi ve zaman varoluşun herhangi bir olgusundaki düzen sahibi sistemlerde bozuma (tersinime), diğerlerinde ise değişime neden olur.</b></font></font></font></font><font face="Arial"><br />
<b><font size="4"><font face="Arial"><font color="black">      2)-Tersinim teorisine göre Varoluş, tüm evreni varsa diğerlerini kapsayan kompleks bir bütündür. Canlılık ve cansızlık olarak ayrılmaz.</font></font></font></b><br />
<b><font size="4"><font face="Arial"><font color="black">      3)-Varoluşun kompleks bir bütün oluşu bir Yaratıcı iradenin eseri olduğunu gösterir.</font></font></font></b><br />
<b><font size="4"><font face="Arial"><font color="black">      4)-Varoluş canlılığın oluşum ve devamlılığı amaçlıdır. Her şey bu amaca uygun planlanmış ve var edilmiştir. </font></font></font></b></font><br />
<font color="black"><font face="Arial"><font face="Book Antiqua"><font size="4"><b>     5)-Canlılar evrim teorisi iddiasının aksine gelişim değil, tersinim gösterir. Canlılardaki tersinim, kompleks sistem ve düzenlerin zaman içinde bozuma uğraması, kimi özelliklerini zayıflatması ya da kaybetmesi demektir.</b></font></font></font></font><font face="Arial"><br />
<b><font size="4"><font face="Arial"><font color="black">     6)-Her canlı türünün mükemmel ve eksiksiz yaratılmış bir arı ırkı vardır. Diğer tür ve çeşitler arı ırkların tersinimi sonuçlarıdır. Örneğin insanlar maymunların evrimi sonucu oluşamaz. Bu entropi, kalıtım, yaşamsal uygunluklar gibi doğal kanun ve ilkelere aykırıdır. </font></font></font></b></font><br />
<font color="black"><font face="Arial"><font face="Book Antiqua"><font size="4"><b>     7)-Tersinime uğramış arı ırklardan kimi özelliklerini yitirmiş ya da zayıflatmış diğer ırklar oluşur. Canlı yaşam avantajlarını büyük ölçüde zayıflatmış yada yitmiş ise hayat sahnesinden silinir.</b></font></font></font></font><br />
<font color="black"><font face="Arial"><font face="Book Antiqua"><font size="4"><b>     8)-Hiç bir canlı varlığını eksiksiz olarak geleceğe aktaramaz.</b></font></font></font></font><font face="Arial"><br />
<b><font size="4"><font face="Arial"><font color="black">     9)-Varoluş sorusuna verilen cevaplar insan hayatlarını yönlendirir. Bu nedenle tersinimin çok geniş ve derin sosyal etkileri vardır.</font></font></font></b></font><br />
<font color="black"><font face="Arial"><font face="Book Antiqua"><font size="4">     Teori sekiz ciltle kitaplaştırılmıştır ve tamamen bilimseldir. Tek kitaplık özeti mevcuttur.</font></font></font></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/">İLGİNÇ HABERLER</category>
			<dc:creator>Tersinim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/ilginc-haberler/28699-tersinim-teorisi-tanitimi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Doğada Savurganlık ve Anarşi mi var?</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/doga/28698-dogada-savurganlik-ve-anarsi-mi-var.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 07:18:22 GMT</pubDate>
			<description>DOĞADA SAVURGANLIK VE ANARŞİ Mİ 
YOKSA 
DÜZEN VE DAYANIŞMA MI VAR?  
 
 
Evrim teorisi taraftarlarının yaratılış gibi karşıt teoriler aleyhine...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Book Antiqua"><font size="3">DOĞADA SAVURGANLIK VE ANARŞİ Mİ</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">YOKSA</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">DÜZEN VE DAYANIŞMA MI VAR? </font></font><br />
<br />
<br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Evrim teorisi taraftarlarının yaratılış gibi karşıt teoriler aleyhine buldukları kanıtlardan birisi canlıların gerektiğinden fazla çoğalma eğilimde oldukları iddiasıdır. Charles Darwin'de bu konuyu işleyen Malthus&#8217;un Nüfus isimli kitabından oldukça etkilenmiş, canlıların anormal çoğaldıkları iddiasını doğal seleksiyonun dolaysıyla evrim teorisine kanıtı olarak göstermiştir. Gerçektende canlıların hesapsız çoğalmaları Dünyanın canlıları besleme kapasitesinin sabitliği nedeniyle canlılar arasında bir yer kapma telaşına, ardından müthiş bir yaşam savaşına neden olmakta mıdır?</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Bir balık milyonlarca yumurta bırakır. Bir meyve ağacı binlerce meyve verir. Bir balığın milyonlarca yumurta bırakması ya da bir ağacın binlerce meyve vermesi şüphesiz üremeye yöneliktir. Hiç bir balık bıraktığı yumurtalardan çıkacak milyonlarca yavrudan büyük bölümünün diğer balıklar tarafından yenilerek besine dönüşeceğini, çok az kısmının büyüyerek erginleşeceğini bilmez. Bitkiler içinde, diğer canlılar içinde bu böyledir. Her canlı üremek için elinden geleni yapar. Ne kadar çok yavru verirse üreme (neslini devam ettirme) garantisinin o kadar çok olacağını çok iyi bilir. Bir bakıma canlıların nesillerini devam ettirme çabaları doğa kanunların en önemlilerinden biridir.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Evrim teorisi taraftarlarına göre canlıların gerektiğinden fazla çoğalma eğilimleri bir savurganlık örneğidir. Yaratılış felsefesiyle bağdaşmamaktadır. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Darwin&#8217;e göre canlıların gerektiğinden fazla üremesi dünyanın belirli bir kapasiteye sahip olması nedeniyle mantıklı değildir. Gerektiğinden fazla üreyen canlılar arasında amansız bir yaşam savaşı verilmesinin ana nedeni budur.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Doğayı ve doğa içindeki canlıları gerektiği gibi ve tarafsızlıkla inceleyen bilim insanlarının canlılar hesapsız mı ürüyor sorusuna verdikleri yanıt kesin bir hayırdır. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Doğada çok ince bir düzen vardır. Her canlı bir başka canlının ya da canlıların besinidir. Bu bir besin zinciri oluşturur. Ölüp, ceset haline gelmiş her organizma börtü böceğin, kurdun kuşun sonunda mikropların bakterilerin besini haline gelir. Her şey yerli yerini bulur. Hiç bir şey israf olmaz. Hiç bir şeyin israf olmaması var olan düzenin ne kadar ince ve hassas olduğunun bir başka kanıtıdır.</font></font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3"><b>Canlılardaki ekolojik denge:</b> Doğada en çok üreyen canlılar bu besin zincirinde en çok kıyıma uğrayan canlılardır. Doğa canlıların nüfuslarını birbirleriyle kontrol ettirerek tam bir denge ve uyuşum sağlamıştır. Canlılar arasında amansız bir yaşam savaşı var gibi görünürse de bu gerçekte tam bir dayanışmadır. Her canlı bu düzenin ve bu düzendeki görevlerinin farkındadır. Yaşamının diğer canlıların varlığıyla yakından ilgili olduğunu çok iyi bilir. Bir geyik sürüsü karnı doymuş bir aslan ailesinin yakınlarına kadar gelir ve orada otlamaya devam eder. Hiçbir canlı &#8211;insan dışında- gereksiz yere bir başka canlıyı öldürmez, katliam yapmaz.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Dünyada milyonlarca farklı canlı türü yaşamaktadır. Bu canlılar içinde sadece bitkiler topraktan doğrudan besin alabilme mekanizmalarına sahip olduklarından kendi besinlerini üretebilirler. Bu nedenle bitkiler besin zincirinin birincisidir, temelidir ve en önemli halkasıdır.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Hayvanlar ise ya bitkileri veya diğer hayvanları besin olarak kullanırlar. Bu besin dengesi o kadar iyi kurulmuştur ki, hiçbir canlı türü aşırı derecede çoğalıp yeryüzünü istila etmez, edemez. Ekolojik denge denen bu sistem yapay müdahaleler olmadıkça bozulmaz.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Ekolojik denge o kadar hassas bir düzene sahiptir ki, insanlar tarafından tüm modern gelişkin teknolojiye rağmen taklit edilememektedir. Yapay ekolojik denge kurma çalışmaları başarısızlıkla sonuçlanmıştır. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">ABD Columbia Üniversitesinde bilim adamları tarafından Biosphere 2 adı verilen deney buna en güzel örnektir.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Sözü edilen deneyde dev bir sera kurulmuş, bu sera dış dünyadan tamamen izole edilmiş, dışarıdan sadece güneş ışığı alan bu dev seranın içinde, sayı ve türleri daha önceden tespit edilmiş bitki ve havyanlar yerleştirilmiş ve bu yapay dengenin korunmasına çalışılmıştır. Ancak ilerleyen aylarda dengenin giderek bozulduğu görülmüş, türler ölmeye başlamış ve çalışma başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu başarısızlığın nedeni de bu konuda yeterli bilginin olmaması, ekolojik denge de rol sahibi mikroorganizmalar gibi bazı canlıların ortamda bulunmamasıdır. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Ekolojik denge öylesine ince, geniş ve çok dengeler içerir ki yapay olarak bu dengeyi kurabilmek mümkün değildir. Kaldı ki bir zamanlar hiçbir canlının bulunmadığı bir dünyada böylesine bir düzenin kurulabilmesi ilginç, ilginç olduğu kadarda ibret vericidir.</font></font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3"><b>Canlılarda dayanışma:</b> Canlılardaki dayanışma ekolojik sistemin temelidir. Ekolojik sistemin madde boyutundan daha önce bahsetmiştik. Yaşam boyutu da madde boyutu kadar önemlidir. Öylesi önemlidir ki ekolojik düzenin yaşam boyutunu ayrı bir bölümde ele almayı uygun bulduk.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Charles Darwin ekolojik düzenin farkındadır. Türlerin Kökeninde şunları yazmaktadır.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">-Yukarı hayvanlarda en yaygın karşılıklı hizmet hepsinin duygu birliği ile birbirlerini yaklaşan tehlikeye karşı uyarmalarıdır. Dr Jaegerin belirttiği gibi bir sürüdeki ya da kümedeki hayvanlara yaklaşmanın ne kadar güç olduğunu bütün avcılar bilir. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Öyle sanıyorum ki yaban atları ve sığırları herhangi bir tehlike işareti vermemektedir ama düşmanı ilk sezenin hali öbürlerini uyarmaktadır. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Yaban tavşanlarının tehlike işareti art ayaklarını pat, pat yere vurmaktır. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Koyunlar ve dağ keçileri aynı işi ön ayakları ile yapar ve o sırada ıslığımsı bir ses çıkarır. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Kuşların birçoğu ve memelilerin bazıları gözcüler çıkarmaktadır. Söylendiğine göre foklarda gözcülüğü genellikle dişiler yapmaktadır.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Bir maymun kümesinin önderi gözcülük de yapmakta, tehlikede ya da güvenlikte olduklarını bildiren çığlıklar atmaktadır. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Toplumsal hayvanlar birbirleri için ufak tefek işler görürler. Atlar birbirlerinin kaşınan yerlerinin hafifçe ısırır, sığırlarsa yalar. Maymunlar birbirlerinin dış asalaklarını ayıklar. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Brehm bir küme saba maymunu dikenli bir alandan geçtikten sonra her maymunun bir dala uzandığını ve başka bir maymunun onun yanına oturup kürkünü özenle incelediğini ve dikenleri birer, birer çıkardığını anlatmaktadır.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Toplumsal hayvanların birbirlerine karşı toplumsal olmayan hayvanların duymadığı bir sevgi duyduğu kesindir.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Bununla birlikte hayvanların birçoğu birbirinin acılarını ve sıkıntılarını elbette paylaşmaktadır.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Habeşistan&#8217;da babuinler bir bahçeyi yağma ederken önderlerini sessizce izlerler. Tedbirsiz bir yavru gürültü ederse sessiz ve eslek olmayı öğrenmesi için tokatlanır.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Belirli hayvanların bir arada yaşamalarına ve birbirlerine türlü yollardan yardım etmelerine yol açan içtepiye gelince pek çok halde öbür içgüdüsel davranışlarda bulunurken tattıkları kıvanç ya da hoşlanma duygusunun ya da öbür içgüdüsel davranışlarını engellenmesi sırasındaki aynı kıvançsızlık duygusunun onları hareket geçirdiği sonucunu çıkarabiliriz.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Duygudaş üyelerinin sayısı en çok olan topluluklar en iyi serpilip gelişir ve en çok sayıda döl yetiştirir. Bununla birlikte örneklerin birçoğunda belirli toplumsal içgüdülerin doğal seçme ile kazanılıp kazanılmadığına ya da duygudaşlık, sağduyu yaşantı ve benzenme yönsemesi gibi başka içgüdülerin yetilerin dolaylı sonuçları olup olmadığına ya da yalnızca uzun sürmüş alışkanlığın sonucu olup olmadığına karar vermek olanaksızdır.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">İnsan toplumsal bir hayvan olduğuna göre arkadaşına bağlı olma ve boyunun önderine boyun eğme yönsemesini soyaçekimle kazandığı aşağı yukarı kesindir. Nitekim bu nitelikler toplumsal hayvanların birçoğunda ortaktır.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Eyleme geçmeden önce korkusunu ya da duygudaşlık konusundaki eksikliğini yenmeye zorlanan kimse bir bakıma doğuştan yetenekli olduğu için iyi bir işi hiç çaba göstermeksizin yapan birinden yinede daha çok güvenilmeye değerdir.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">* * * *</font></font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Evrim teorisi taraftarları doğada pek çok canlının ergenlik çağına gelmeden öldüğünü, örneğin pek çok yumurtadan çıkan yavrulardan çok az bir kısmının hayatta kaldığını dolaysıyla canlılık yönünden doğada bir savurganlığın söz konusu olduğunu belirtmekte sonra da bunun bilinçli tasarımla (yaratılış teorisiyle) çeliştiğini iddia etmektedirler.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Bilinçli tasarım evrim teorisi gibi canlıların nasıl ortaya çıktığı konusuna cevap veren bir varsayımdır. Ekolojik denge ve sonuçları evrim teorisini ilgilendirdiği kadar bilinçli tasarım teorisini de çok daha yakından ilgilendirir.</font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Bilinçli tasarım teorisi evrim teorisinin öne sürdüğü doğadaki savurganlık iddiasını ekolojik düzeni kanıt göstererek ret ve inkâr eder. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Doğada savurganlık olduğunu iddia etmek var olduğu kesin bilimsel kanıtlarla gösterilmiş olan ekolojik dengeyi ret etmekle aynı şeydir. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Yukarıdaki bölümlerde açıklamaya çalıştığımız gibi canlılardaki nüfus kontrolünün ekolojik düzenle mükemmel olarak yapıldığı bilimsel bir gerçekse; bir bilimsel gerçeği en az evrim teorisi kadar bilimsel olduğunu iddia eden bir varsayımının da sahip çıkarak, öngörüleriyle aynı paralellikte olduğunu iddia etmelerinden daha doğal bir şey olamaz. Doğada savurganlık olduğunu iddia eden evrim teorisi her şeyden önce ekolojik dengenin var olmadığını kanıtlamak zorundadır. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Evrim teorisi taraftarlarının yaptıkları gibi ekolojik dengeyi bir canlı kıyımı (savurganlığı) olarak göstermeye çalışmak ret ve inkâr edilmeyen ekolojik dengenin ruhunu anlamamakla eşdeğerdir.</font></font><br />
<font color="black"><font face="Book Antiqua"><font size="3">Tersinim teorisi yaratılış teorisi gibi canlılar arasında amansız bir savaştan çok tam bir dayanışmanın, ilişkilerinde tam bir düzenin olduğu görüşünü benimser. </font></font></font><br />
<br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Dünyada milyonlarca farklı canlı türü yaşamaktadır. Bu canlılar içinde sadece bitkiler besinlerini ya topraktan doğrudan alabilir ya da fotosentez dediğimiz harika sistemlerle üretebilirler. </font></font><br />
<font face="Book Antiqua"><font size="3">Hayvanlar ise besinlerini doğrudan üretme mekanizmalarına sahip değillerdir. Bitkileri veya diğer hayvanları besin olarak kullanmak zorundadırlar. Bu besin zinciri o kadar iyi kurulmuştur ki oldukça karmaşık bir sistemin sonucu olan bu denge dış müdahalelerle bozulmadığı müddetçe hiçbir tür aşırı derecede çoğalıp yeryüzünü istila edemediği gibi hiç bir canlı türünün nesli de tükenmez. Bunun nedeni de her canlı türünün bu sitemde bir görevinin olması, sistemin kendini kendi mekanizmalarla koruyabilmesidir. Hiç bir canlı boşuna var edilmemiştir. Her türün kendine mahsus özellikleri bu mekanizmanın vazgeçilmez bir parçasıdır.</font></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/doga/">DOĞA</category>
			<dc:creator>Tersinim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/doga/28698-dogada-savurganlik-ve-anarsi-mi-var.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tevhit (Akrostiş şiir)</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/siirler/28697-tevhit-akrostis-siir.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 07:11:35 GMT</pubDate>
			<description>TEVHİT  
 
        Lisan-ı ilâhiyle, seslendi Cenab-ı Hak, 
      Adını tehlil ile, anarken Hakk-ı Mutlak. 
 
      İmanın çatkısıdır, nur içre nur-u...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Times New Roman">                             TEVHİT </font><br />
<br />
<font face="Times New Roman">        <font color="red">L</font>isan-ı ilâhiyle, seslendi Cenab-ı Hak,</font><br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">A</font>dını tehlil ile, anarken Hakk-ı Mutlak.</font><br />
<br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">İ</font>manın çatkısıdır, nur içre nur-u kelâm, </font><br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">L</font>âfız-ı sultandır o, onda felâh, onda selâm.</font><br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">A</font>sumanlar almaz ama, mümin kalbe sığar nuru,</font><br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">H</font>aktan gelen o sürûru, inananlar duyar ancak.</font><br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">E</font>y İlâhi; bilirim ki, Sen&#8217;den başka yoktur ilâh,</font><br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">İ</font>manın kapısıdır, Lâ İlâhe İllallâh.</font><br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">L</font>â yemutsun ey Kerim, er Rahîmsin ey  Rahman,</font><br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">L</font>â mekansın ey Celîl, el Cebbâr-u vel Gufran, </font><br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">A</font>şkın ile yandı gönlüm, izin ver tutunayım,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      L</font>ütf-u ilâhine erenlerin dâmânına,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      L</font>isan-ı tespih ile, yorulsun dudaklarım,</font><br />
<font face="Times New Roman">      <font color="red">A</font>dın için öleyim, izin ver katılayım.</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      H</font>ak yolunda can veren, şehitler kervanına.</font><br />
<br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      M</font>ahşerde aydınlığım, gölgesine sığındığım,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      U</font>fkumda doğan güneş, Sen&#8217;inle ısındığım.</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      H</font>atem-ül enbiyasın, nebiler sultanısın.</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      A</font>lemlere inen rahmet, Resul-ü kibriyasın.</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      M</font>uhammedül eminsin, habib-i nebi Allah</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      M</font>edet ya Muhammed, medet ya Resulallah,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      E</font>nbiya-i nur-u Sultan, şanı büyük yüce resul,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      D</font>efterim günah dolu, olamadım iyi bir kul.</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      E</font>tmez isen şefaat, halim yamandır benim,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      N</font>e olur esirgeme, kurtulsun nârdan tenim.</font><br />
<br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      R</font>ahmetini esirgeme Ya Zül Celâl-i Vel İkram,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      E</font>sma-i Hüsna&#8217;n aşkına, alma bizden intikam.</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      S</font>ığındık Tevvâb-ü Rahim-i Rahmanına,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      U</font>marız mağfiretini, biz günahkâr kullarına.</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      L</font>isan-ı hüsnü kalple söyledim ben bu nâzımı,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      A</font>rz ettim içtenlikle hâl-i pür melâlımı,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      L</font>afz-ı Nuru nakşettim şu nâciz mısralara,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      L</font>isan-ı tevhit ile iman etti şiirim,</font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      A</font>rzımı kabul eyle, mağfirete kıl vesile, </font><br />
<font face="Times New Roman"><font color="red">      H</font>idayet nasip eyle; Ya, lâ Nazîr-i el Kerim.        </font><br />
<br />
<font face="Times New Roman">Not. Şiir akrostiş tarzındadır. İlk harfleri yukardan aşağı okunduğunda LAİLAHEİLLALLAH MUHAMMEDEN RESULALLAH çıkmaktadır.</font><br />
<br />
<br />
<font face="Times New Roman"><b><u>Sözlük:</u></b>   </font><br />
<font face="Times New Roman">Asuman: Gök, sema </font><br />
<font face="Times New Roman">Celîl: Büyük  ulu </font><br />
<font face="Times New Roman">Cenab-ı Hak: Allah </font><br />
<font face="Times New Roman">Çatkı: İskelet, dayanak , öz </font><br />
<font face="Times New Roman">Dâmân: Etek </font><br />
<font face="Times New Roman">El Cebbâr: Kuvvet ve kudret sahibi, Allah </font><br />
<font face="Times New Roman">El Cebbar-u vel gufran: Kuvvet ve kudret sahibi olduğu halde yargılayıp affeden yüce Allah. </font><br />
<font face="Times New Roman">Er Rahîm: Koruyan, esirgeyen, merhametli </font><br />
<font face="Times New Roman">Er Rahman:Bütün canlılara merhamet eden, esirgeyen </font><br />
<font face="Times New Roman">Enbiya-i nur-u Sultan: Peygamberlerin nurlu sultanı</font><br />
<font face="Times New Roman">Esma-i Hüsna: Allah&#8217;ın 99 ismi  </font><br />
<font face="Times New Roman">Felâh: Kurtuluş     </font><br />
<font face="Times New Roman">Gufran: Yargılayıp affeden</font><br />
<font face="Times New Roman">Habib-i nebi Allah: Allah&#8217;ın sevgili peygamberi </font><br />
<font face="Times New Roman">Hakk-ı Mutlak: Hak olduğundan şüphe edilmeyen </font><br />
<font face="Times New Roman">Hal-i pür melâl: Acınacak durum </font><br />
<font face="Times New Roman">Hatem-ül Enbiya: Peygamberlerin sonuncusu </font><br />
<font face="Times New Roman">Hidayet: Hak yoluna, doğru yola kılavuzlanma </font><br />
<font face="Times New Roman">Kerim: Cömert, eli açık, ulu, büyük</font><br />
<font face="Times New Roman">Lafız-ı Sultan: Sözlerin sultanı </font><br />
<font face="Times New Roman">Lafz-ı nur: Nurlu söz, kelime-i Tevhit </font><br />
<font face="Times New Roman">Lâ mekan: Mekansız, yersiz, yere ihtiyacı olmayan </font><br />
<font face="Times New Roman">Lâ Nazîr. Eşi benzeri olmayan </font><br />
<font face="Times New Roman">Lâ Nazîr-i el Kerim: Eşi benzeri olmayan; cömert, ulu Allah.</font><br />
<font face="Times New Roman">Lâ Yemut: Ölmez, bitmez, kaybolmaz </font><br />
<font face="Times New Roman">Lisan-ı İlâhi: İlahi lisan, vahiy       </font><br />
<font face="Times New Roman">Lisan-ı hüsnü kalp: İçtenlikle, riya karışmadan doğaçlamayla akıp gelen sözler, esin, ilham </font><br />
<font face="Times New Roman">Lisan-ı tespih: Zikir </font><br />
<font face="Times New Roman">Lisan-ı tevhit: Kelime-i tevhit, La İlahe İllallah sözü ve manası  </font><br />
<font face="Times New Roman">Lütf-u İlahi: İlahi lütuf, ihsan      </font><br />
<font face="Times New Roman">Mağfiret: Allah&#8217;ın kullarını bağışlaması, affetmesi </font><br />
<font face="Times New Roman">Muhammedül Emin: Emin, doğru sözlü, güvenilir Muhammed (Peygamberimizin lâkabı)</font><br />
<font face="Times New Roman">Nâciz: Değersiz, kıymetsiz </font><br />
<font face="Times New Roman">Nâr: Ateş, Cehennem  </font><br />
<font face="Times New Roman">Nâzım: Şiir </font><br />
<font face="Times New Roman">Nur içre nur-u kelâm: Nur içindeki nurlu söz, kelime-i Tevhit     </font><br />
<font face="Times New Roman">Resul-ü Kibriya: Resullerin en büyüğü, </font><br />
<font face="Times New Roman">Selâm: Selâmet     </font><br />
<font face="Times New Roman">Sürûr: Sevinç, mutluluk      </font><br />
<font face="Times New Roman">Şefaat: Günahların affı için yapılan aracılık </font><br />
<font face="Times New Roman">Tevhit: (Allah&#8217;ın)Tek&#8217;lik, bir&#8217;lik </font><br />
<font face="Times New Roman">Tevvâb: Kullarının tövbelerini kabul eden, Allah, </font><br />
<font face="Times New Roman">Zül Celal-i Vel İkram:Ulu; güç  kuvvet sahibi; ikram eden, veren Allah   </font><br />
</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/siirler/">ŞİİRLER</category>
			<dc:creator>Tersinim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/siirler/28697-tevhit-akrostis-siir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Hersey sende gizli</title>
			<link>http://otuzyedi.net/forum/siirler/28696-hersey-sende-gizli.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 15:42:57 GMT</pubDate>
			<description>*herşey sende gizli**Yerin seni çektiği kadar ağırsın*  
  
*Kanatların çırpındığı kadar hafif.. * 
  
*Kalbinin attığı kadar canlısın * 
 ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><i><font face="Comic Sans MS"><font size="4"><font color="red"><b>herşey sende gizli</b></font></font></font></i><blockquote><font face="Comic Sans MS"><font size="4"><font color="red"><b>Yerin seni çektiği kadar ağırsın</b></font></font></font> <br />
 <br />
<b><font face="Comic Sans MS"><font size="4"><font color="red">Kanatların çırpındığı kadar hafif.. </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Kalbinin attığı kadar canlısın </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Sevdiklerin kadar iyisin </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Nefret ettiklerin kadar kötü.. </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Ne renk olursa olsun kaşın gözün </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Karşındakinin gördüğüdür rengin.. </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Yaşadıklarını kâr sayma: </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; </font></font></font></b><br />
 <br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Ne kadar yaşarsan yaşa, </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Sevdiğin kadardır ömrün.. </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Gülebildiğin kadar mutlusun </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Sakın bitti sanma her şeyi, </font></font></font></b><br />
 <br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Sevdiğin kadar sevileceksin. </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Bir gün yalan söyleyeceksen eğer </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. </font></font></font></b><br />
 <br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">İşte budur hayat! </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">İşte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Çiçek sulandığı kadar güzeldir </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Kuşlar ötebildiği kadar sevimli </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Bebek ağladığı kadar bebektir </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><font color="red">Sevdiğin kadar sevilirsin...</font></font></font></b> <br />
 <br />
</blockquote></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://otuzyedi.net/forum/siirler/">ŞİİRLER</category>
			<dc:creator>mormenekse</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://otuzyedi.net/forum/siirler/28696-hersey-sende-gizli.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
